Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, fırın, otomobil gibi ürünlerin satışının arttığını söyledi, refah düzeyinin arttığını belirtti, faizlerin ise daha da düşeceğini ifade etti. Akdeniz’deki geriginliklere de değinen Erdoğan, bölge ülkelerine ortak bir formül bulma çağrısında bulundu.
Buzdolabındaki, çamaşır ve bulaşık makinasındaki satışlar bugünkü Türkiye için refah düzeyinin, iktisadi gelişmesinin göstergesi sayılır mı? Evet sayılabilirdi ama 1950’li, 60’lı, 70’li 80’li yıllarda yaşasaydık Sayın Erdoğan’ın “beyaz eşya” üzerinden ortaya koyduğu bu istatistikler baya bir anlamlı olabilirdi.
Türkiye’yi merak ediyorsunuz değil mi? Dünya nüfusunun yüzde 96’sını temsil eden 142 ülke arasında Türkiye mesela 2011 yılı sıralamasında 75’inci sırada, 2013 yılı raporunda 87’inci sırada, 2019 yılında ise Türkiye refah düzeyi endeksinde 91’inci sırada yer alabildi.
Bir ülkenin refah düzeyinin ölçüsünü “beyaz eşya” satışları değil, o ülkenin devlet yönetimi, eğitim kalitesi, siyasi ortamı, demokratik ortamı, hukukun üstünlüğü, çevreye olan duyarlılığı, kamu hizmetlerindeki kalite belirliyor.
Beş yıldır Batı’ya kaptırdığı parlak beyinler refah düzeyini “beyaz eşya” üzerinden açıklayan bir siyasi partinin yönettiği ülkesine döner mi? 24 bin lira maaş değil 50 bin lira maaş vereceğini söylese Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Batı’ya giden bilim insanlarını geriye getirebilir mi?
Comments
Post a Comment